13 Ocak 2017 Cuma

Day 13

2017'den hala nefret ediyorum.

Milyonlarca dersim vardı bu dönem. Hepsini geçtim. Ama bu kolay olmadı; sınavlarla beraber yaklaşık 1,5 ay boyunca bırak dışarı çıkmayı, başka hiçbir şey düşünemeyecek noktada olmayı gerektirecek kadar zorladı. Son 1 ay boyunca sadece ders çalıştım. Bunun beni ne kadar bunalttığını, ne kadar sıktığını Emin'im tahmin edebilirsin. Ama beni ne kadar rahatlattığını bilebilir misin? Bir şeyler düşünemeyecek, kendi düşüncelerine vakit ayıramayacak kadar meşgul olmanın bir noktada ne kadar güzel bir şey olduğunu bilir misin? Ben bilmezdim. Sadece bunalır, ruhum daralırdı. Ta ki, ruhun gerçekten daralmasının ne demek olduğunu anlayana kadar. Ruhunu birileri avucuna almış ve yavaş yavaş sıkarken, senin tek yapabileceğinin durup o acıyı çekmek olduğunu anlayana kadar, bilmezdim.

Geçen hafta sınavlarım bitti; ortalamamı yükseltmek adına gireceğim bütünlemelerim var; ama zorunlu olmadıklarını bildiğim için çöken rehavet; beni mutsuz ediyor. Beni mutsuz ediyor, çünkü düşünebiliyorum. Hayal edebiliyorum. Hayatımın ne kadar farklı olabileceğini biliyorum.

Jason Mraz'la Buika'nın bir şarkısı var, Carry Your Own Weight isimli. Şarkının şöyle bir kısmı var:
You can run if you want to
Desapear on an airplane
But you cant hide from yourself
You got to carry your own weight

Şu an tek istediğim bir bilet alıp o uçağa atlamak. Bense işte o uçağa atlamadığım için kaçıyorum, kendimden saklanıyorum, bu yükü yaşıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Etiketler