Yani daha okunduğu ilk andan itibaren, tüm çizgi roman boyunca da gözümüze gözümüze sokuluyor ve bu sadece Orta Doğu kültürü değil, dinin kültür üzerindeki etkisi. He şimdi yiğidi öldür hakkını yeme; bir noktada güzel göndermeler yaparak (ailenin bir noktada modern olmasına rağmen, abinin genç molla olması ve anne-babanın bile laf söylemesi başta olmak üzere) alt metinde tarafsız bir şekilde bakılmasını sağlayabilir belki.
Ya da işte sadece burka ya da kara çarşaf giyilmeden de müslüman olunabileceğini ya da tüm müslümanların radikal islamcı olmadığını göstermesi ile 1-2 kişiye bile etki etse, kardır. Çünkü gerçekten böyle bir düşünce var ne yazık ki. Yani bir yabancıyla din hakkında, kültür hakkında konuştuğum/konuştuğumuz zamanların %80inde nasıl bir algı olduğunu görüyoruz: tüm müslümanlar kara çarşaf giymek zorunda, hatta yüzlerini bile kapamak zorunda. Asla eğlenceli bir şey yapamaz, çünkü onlara göre her şey günah vs vs.
Baktığımızda Kamala altına çorap giyse de, şort giyen, başı açık, müslüman olmayan en iyi arkadaşa sahip, ailesinin de bu konuyla bir sıkıntısı yok. Babasının biriciği.
Bir klişe olarak kızımız 16 yaşında ve zaten ergenlik problemleriyle uğraşırken, bir de süper kahraman zımbırtılarıyla uğraşıyor. Yanında hiçbir süper güce sahip olmayan, zeki sidekick'imiz.
Devamı nasıl olacak bilmiyorum ve açıkça diyebilirim ki, "ooo, öyle sevdim, böyle bayıldım, hep okuyacağım" diye söz veremiyorum


