12 Eylül 2010 Pazar

12 Fasulye Sırığı ve Bir Tanjeviç


12 dev adamımız şimdiye kadar gerçekten harika oynadı, hepsi; ömer (aşık) ve semih smaçlarıyla perdelemeleriyle olsun, ersan her şekilde olsun, hido 3lükleriyle olsun, sinan savunma ve kurtarıcı 3lüklerle olsun, ömer (onan) zaten savunmadaki temel halka, kerem (tunçeri) ve ender guardlıklarıyla olsun, harikalardı; ama bugün, tek kelimeyle rezaletti. Gönül isterdi ki, savaşarak, onurumuzla kaybedelim bu savaşı ama maalesef, en berbat oyunumuzu oynadık. En berbatıydı ya. Hani öyle amerika da harika değildi çünkü, geçen maçta yaptıkları o top çalmalar falan yoktu ama adamlar hareketliydi, adamlar oynadı (!). Bizse n'aptık, 2.15 lik boyla kaptırmaması gereken rebounları almayı bırak, bi de üstüne üstüklük karşı tarafa kazandıran bi ömerle, bulduğu her fırsatta 3lük atmaya korkan; illa pota altına gireceğim diye tutturan bi keremle (hayır, anlamadığım; atabiliyorsun kerem (tunçeri) ama neden atmıyorsun, süreyi geçirmeye çalışıyorsun), eline fırsat geçmeyen bi semihle, en işe yarar adamlardan biri olmasına rağmen neredeyse yok denecek kadar az gözüken sinanla vs. vs. gibi şeyler çıktık. Bunları yapan tanjeviç, bilemiyorum amacın neydi, neyi göremedin ya da biz neyi göremedik; ama dediğim gibi, tek dileğim yenilecek olsak bile, elimizden gelenin en iyisini yapsaydık, her şeyimizi verseydik de öyle kaybetseydik, "bu kadar" diyebilseydik. Sadece harcadık kendimizi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Etiketler